Ben bir çanta değilim.
Modaya olan bakış açısını değiştirmeye kararlıyım, yaptıklarım sadece büyük bir değişime doğru atılan küçük bir adım olsa bile. Sürdürülebilir bir gelecek için değer.Hikayemi Buradan İzle
This store requires javascript to be enabled for some features to work correctly.
Modaya olan bakış açısını değiştirmeye kararlıyım, yaptıklarım sadece büyük bir değişime doğru atılan küçük bir adım olsa bile. Sürdürülebilir bir gelecek için değer.Hikayemi Buradan İzle
Mah Roc, dünyadaki en güzel şeylerin aslında zaten var olduğuna, sadece onlara farklı bakmamız gerektiğine duyduğumuz inançla doğdu.
2016 yılında tasarımcı Roksan Sarfati tarafından kurulan Mah Roc; unutulmuş kumaşları, fazla üretim artıklarını, vintage malzemeleri ve geleneksel el dokuması tekstilleri zamansız çantalara, giysilere ve objelere dönüştürür. Her parça, zaten bir hikâyesi olan bir malzemeyle başlar ve özenli tasarımla ikinci bir hayat kazanır.
Yolculuğumuz bizi İstanbul'un tarihi semtlerinden Sri Lanka'daki zanaatkâr topluluklarına taşıdı; burada nesillerdir aktarılan tekstil bilgisini koruyan yerel zanaatkârlar, kadın grupları ve aile işletmeleriyle birlikte çalışıyoruz.
Daha fazlasını üretmek yerine daha iyisini yaratmayı seçiyoruz. Her koleksiyon bilinçli olarak küçük, her malzeme amaçla seçilir, her tasarım sahibiyle sezonlarca değil yıllarca yaşasın diye yapılır.
Bizim için sürdürülebilirlik bir estetik ya da pazarlama stratejisi değil; tasarlamanın, üretmenin ve tüketmenin daha yavaş bir yoludur.
Mah Roc; trendler yerine anılar biriktiren, seyahati bir öğrenme biçimi olarak gören ve taşıdığımız objelerin anlatmaya değer hikâyeler taşıması gerektiğine inanan insanlar için var.
Her Mah Roc ürünü, Türkiye'nin dört bir yanından özenle toplanan, artık değerlendirilmeyen kumaşlarla başlar. Atölyemizde temizlenip renklerine ve dokularına göre sınıflandırılan bu kumaşlar, sıfır atık prensibiyle tek tek kalıplanır ve kesilir.
Üretim iki merkezde gerçekleşir: İstanbul Balat'taki atölyemizde tasarım geliştirme ve kışlık koleksiyonlar, Sri Lanka'daki sosyal sorumluluk atölyemizde ise yazlık koleksiyonlar hayat bulur. Her ürün kalite kontrolden geçtikten sonra, artık kumaşlardan üretilmiş özel torbalarla, geri dönüştürülmüş ya da biyolojik olarak çözünür kargo paketleri içinde yola çıkar.
Sri Lanka'da koruma altındaki kadınlara yönelik gönüllü tasarım eğitimleriyle başlayan bu yolculuk, bugün 11 kadınla birlikte yürüttüğümüz gerçek bir üretim iş birliğine dönüştü. Her kadın adil ücret, güvenli çalışma koşulları ve yaratıcı katılım hakkına sahip; tasarım dilini, renk kombinasyonlarını ve üretim kalitesini birlikte geliştiriyoruz.
Yaz koleksiyonlarımızdaki her dikiş, bu kadınların emeğinin ve hikayesinin izini taşıyor.
Her gün, ürettiklerimizin çoğunun ikinci bir şans verilen malzemelerden gelmesini sağlamak için çaba gösteriyoruz.
Amacımız, modayı parça parça değiştirerek gezegenimiz ve üzerindeki herkes için daha iyi hale getirmektir.
Greta Thunberg'in de dediği gibi, 'Hepimizin bir seçimi var. Gelecek nesillerin yaşam koşullarını koruyacak dönüşümsel eylemler yaratabiliriz veya alıştığımız şekilde devam edip başarısız olabiliriz.'
Biz, ilkini seçiyoruz.
Çevresel Koruma: Doğanın yaşamı sürdürmedeki hayati rolünü kabul ediyoruz ve onu onurlandırmaya ve korumaya kararlıyız. Eylemlerimiz, çevreye duyduğumuz derin saygıyla yönlendiriliyor ve iş operasyonlarımızın her alanında ekolojik ayak izimizi en aza indirmeye çalışıyoruz.
Sürdürülebilirlik: Moda endüstrisinde sürdürülebilir uygulamaları teşvik etmeye kendimizi adadık. Hızlı modaya karşı çıkarak ve bilinçli tüketimi benimseyerek atıkları azaltmayı ve daha sürdürülebilir bir yaşam biçimini teşvik etmeyi amaçlıyoruz.
Sosyal Sorumluluk: Toplulukları desteklemenin ve dünya çapında tekstil işçilerinin haklarını korumanın önemine inanıyoruz. Ortaklıklarımız ve girişimlerimiz aracılığıyla olumlu sosyal etki yaratmayı ve zanaatkarlar için adil ve etik çalışma koşullarını geliştirmeyi hedefliyoruz.
Kültürel Takdir: Farklı kültürlerden ve geleneklerden ilham alıyor, el işçiliği ve mirasın güzelliklerini kutluyoruz. Geleneksel dokuma tekniklerini koruyarak ve zanaatkarlarla işbirliği yaparak kültürel çeşitliliği onurlandırmayı ve teşvik etmeyi amaçlıyoruz.